8 Kasım 2013 Cuma

#AntiKonformizm ya da Gençlere güvenmek lazım





İthalat-ihracat işi yapan bir dostum vardı. İ.Ö. yani internetten (hatta fakstan) öncesinden söz ediyorum, bütün işlerin teleksle ve telefonla yapıldığı yıllar. Çalışma masası 20-30 cm yüksekliğinde teleks kağıdıyla kaplı olurdu. Asla klasöre filan koymazdı. Teleks kağıtlarının üzerinde çalışır, yazar çizer ve her aradığını da şıp diye bulurdu.

Gazetede, hemen arkamda, hafta sonu ilavelerinin bir yazarı oturuyor. Daha doğrusu masası duruyor, kendisi ara sıra uğruyor. Ben hayatımda bu kadar dağınık bir masa görmedim. Geldiğinde, masasında yığılı kitapları, dergileri, açılmamış paketleri bir kenara itiyor, iskemlesinin üzerindekileri yere indiriyor, klavyeyi altlardan bulup üste çıkarıyor ve artık bilgisayar ekranını nasıl görüyorsa yazısını yazıp gidiyor.

Bendeniz manyak ise, akşam çıkarken arüzamik (böyle bir laf vardır ama nasıl yazılır, bilmiyorum, TDK’da filan da bulamadım) her şeyi topluyorum. Varsa evrak, mutlaka dosyalıyorum. Kalemleri kalem kutusuna, kalem kutusunu sürgüye yerleştiriyorum. Okunmuş gazeteleri kaldırıyorum… Hasılı, akşam çıkarken masamda sadece ekran, klavye, fare, sabit telefon, masa lambası ve arkadaşım ve yardımcım Bülent’in (Ovacık) eliyle yapıp bana hediye ettiği ağaçtan oyma horoz biblosu kalıyor. O kadar. Yağ dök yala, bal dök yala…

Manyaklık tabii ki. Zararsız bir manyaklık… sanıyordum ben. Hatta biraz da övünüyordum.

Ta ki yaptığımız (1 Eylül 2013) Dağınıklık = Yaratıcılık başlıklı habere kadar. Prof. Eric Abrahamson yöneticilere ‘masası dağınık olan çalışanları tercih edin’ diyordu. Ama ben gene de ders almadım, patronlarım da nasılsa Hürriyet İK okumaz (J) diye güvendiğim için istifimi bozmadım, manyaklıkta ısrar ettim.

Ama işin tadı kaçmaya başladı.

Geçenlerde New York Times’ta bir makale yayımlandı. Buna göre, Minnesota Üniversitesi’nden bir grup profesör ‘toplu masa uymacılık (korformizm) göstergesidir’ buyurmuşlar. Bak bu kötü, çünkü patronların NYT okuması olasılığı yüksek. Makaleye göre (kötü niyetli yahut kolaya kaçan bir özetlemeye gidersek) ‘güneşsiz ve soğuk bir ülkede + dağınık bir masada oturup + boş zamanlarında bir müzik aleti çalmak’ yaratıcılık için ideal formülmüş.

(Hayır, Serdar yanmış yazmadı, ‘en ideal denmez’ ideal zaten ‘en’dir; ‘en mükemmel’ denmeyeceği gibi.)

Gazetede cephem 220 derece Güney-Batı’ya dönük oturuyorum. Sabahtan akşama güneşle köşe kapmaca oynuyoruz, ben perdeki indirdikçe o bir iki derece daha Batı’ya kaçıp ısrarla gözüme girmeye devam ediyor. Ayrıca şu saatte (saat 17.15) ofiste iç ışı 27 derece. Yani 1 no.lu yaratıcılık ortamı kaçtı.

Çalışmakta olduğum halde masada manyak bir düzen ve temizlik hâkim. No. 2 de iflas etti.

Müzik aleti deseniz, nanay.

Bu şartlarda uymacı olmayayım da ne olayım ben?

Marketing profesörü Kathleen D. Vohls “Düzenli ortamlar yaratıcılığın serbestçe tezahürü için fazla uzlaşımcıdır” (konvansiyoneldir) diyor.
Peki? Ortam namüsait, yaşımız kemâle ermiş, modamız geçmiş, müzik kabiliyetinden nasibimizi alamamışız, yani yaratıcılık sıfır… Rahmetli Vladmir İlyiç’in dediği gibi Tchto dielat? yani ne yapmak lazım?

Gençlere güvenmek lazım. (Hürriyet İK’da durumu idare edebilirim de, Hürriyet Kampüs’te amortim bile yok.)

Gençlerin yaratıcılığına güvenmek lazım. Tabii maddi manevi dağınıklıklarını lahavle diye görmezden gelmek şartıyla.

Her konuda gençlere güvenmek lazım.

Ne yapacaklarını, nasıl yapacaklarını, neyin doğru neyin yanlış olduğunu en iyi gene gençler bilirler.

Faşizmin anlamı yok.

Her yer Taksim her yer direniş. Ofisler dahil.

#AntiKonformizm


Müzik ne alaka?
... diyeceksiniz. Yaratıcılığın bir müzik aleti çalmakla ne ilgisi var? Varmış. Bir alet çalmak insanın ‘ruhunu, zihnini, aklını, ufkunu açar’ diyor uzlamlar. Franc Zappa’nın dediği gibi, akıl paraşüt gibidir, açık değilse bir halta yaramaz. Müzik insanın konsantrasyon gücünü artırır, dinlemeyi öğretir, ‘eş zamanlı olarak hem şu ana hem de geleceğe yoğunlaşmayı öğretir’ vs vs... Bütün bunlar da yaratıcılığı geliştirir ve beslermiş.


Hürriyet-İT, 10.11.2013






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder