6 Ocak 2013 Pazar

Gangnam Style



Geçen hafta televizyon dizileri, bu hafta Gangnam Style...

Ses getirebilmek ya da gündemde kalabilmek ümidiyle, gündemde ne varsa sazan gibi atlayan köşe yazarlarına benzetilmek endişem olmadığı için (çünkü hiç gündemde olmadım, olmak için bir gayret göstermedim, gösterseydim de başaramazdım) rahat rahat bu konularagiriyorum.
Görmemiş, duymamış olamazsınız: Gangnam Style (1) diye bir ‘şey’ortalığı kasıp kavuruyor.

Lütfedip beni okuyanlar büyük bir olasılıkla benim kafamda olduğu için, sizin de bu ‘şey’den tiksindiğinizi tahmin edebiliyorum.
Ama küçümsemek yanlış. Yaşadığımız dünyayı anlamak isteyenlerin bu fenomene bir izahat araması şart.

Nasıl oluyor da bu kadar sevimsiz, komik, ‘kiç’ bir şarkı ve dans internette 5 ayda 1 milyar kez izleniyor? (Bu bir dünya rekoru imiş.)
Nasıl oluyor da BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’dan Google’ın patronu Eric Schmidt’e herkes bu ‘şey’den söz ediyor?

Seçim kampanyası sırasında Al Green’in Let’s Stay Together’ini, Robert Johnson’un Sweet Home Chicago’sunu mırıldanan Barack Obama’nın bile ‘Tekrar seçilirsem Gangnam Style dansıyapabilirim’ diye vaat etmesi herhalde boşuna değil.
*
Erkek dergisi GQ’nun yayın yönetmeni, yazar Emmanuel Poncet diyor ki (2):

* Gangnam Styledünyanın ağırlık merkezi’nin ekonomiden sonra kültürde de Uzakdoğu’ya kaydığının müzikal ispatı.‘Kültürel güç dengelerinin yeni Kore-grafisi’. Düne kadar anglosaksonların elinde olan pop hakimiyetinin Kawaii(Japonca ‘minyon’) diye tanımlanan Japon gençlik değerlerine, daha doğrusu -Japonya da geride kaldığına göre - bunun Kore versiyonu olan K pop’a geçişinin bir göstergesi.
* David Getto gibi DJ’ler tarafından Batı diskolarında popüler hale getirilen ‘bling bling’ (sonradan görme, zevksiz, görgüsüz, dikkat çekmekten ve parasını göstermekten hoşlanan) hip-pop stiliyle video oyunu ve manga düşkünü ‘komplekssiz’ Uzakdoğu gençliğinin buluşması.

* Koreli Psy’nin topluma bulaştırdığı bu garip ‘gemi azıya almış at dansı’, belki bilmeden ‘pop kültürün yaşadığı şoku’ resmediyor. (Daha doğrusu ‘videoediyor’.) Papyon (ki Fransızca’da kelebek demektir) kravatı ve komik kıyafetiyle, Asyalılar’ın lüks düşkünlüğünü ve yeni kitlesel dandiliği tiye alıyor.
* Gangnam Style’ın başarısının bir sebebi de bir ‘haunting melody’oluşu. Psikanalist Theodor Reik’in 1925’te ‘takıntı müziği’ adını verdiği (umarım doğru çevirdim) ve bizi ‘huzurlu çocukluk dönemimize’ geri götürüp rahatlatan müziklerden. Sürekli tekrarlanan ‘Gangnam Style’ ve ‘oppa’ nakaratıve abuk sabuk hoplayıp zıplamalarıyla, primer itkelerimizi (pülsiyon) harekete geçiren bir ‘çocuk şarkısı’ yani. Koreli’nin de kendine sahne adı olarak ‘Psy’yani ‘psikoloji’nin kısaltmasını seçmesi tesadüf değil.

* Ayrıca, Psy’nin ve klipteki dansçıların şamanlar yahut kızılderili savaşçılar gibi zıplayıp durması ve ‘savaşçığlıkları’ atması da (tıpkı bu pop türünün en iyilerinden biri olan Queen’in We are the champions’u gibi) insanların‘diline ve bedenine dolanmasına’ sebep oluyor. Psy ve bu şarkıyla (alay ediyor ayaklarına) dans edip tepinen milyonlar, Koreli, Çinli, Amerikalı, Türk olsun (Türk’ü ben ekledim), bilinç altında aslında bezirgan küreselleşmeye karşıtepkisini ortaya koyuyor. Ama çocukça ve paradoksal bir tepki elbette.
*
Hani fıkradaki adam ‘Benim kızım da o...pu oldu ama ben senin kadar güzel anlatamıyorum’ demiş ya. Ben de yukarıda yazısından (ç)alıntı yaptığım meslektaşım Emmanuel Poncet kadar güzel analizler yapamıyorum. Meramımı kendi üslubumca anlatmaya çalışmama izin verin:
68 kuşağının toplumsal ve kültürel kalıpları kırmak ve her alanda özgürlüğünü kazanmak için verdiği mücadeleyeşahit olmuş; kendisi de özellikle Türkiye’de aynı uğurda çok ağır bir bedel ödemiş; bu arada yok saçını uzattı/eteğini kısalttı, yok blucin giydi, yok kızlarla/erkeklerle elele gezdi diye ‘büyükler’den işitmediği laf ve dinlemediği‘nasihat’ kalmamış bir 78 kuşağı mensubu olarak... benim ‘şimdiki gençler’ diye başlayan bir eleştiri cümlesi kurmamı beklemeyin. Sadece değer ve önem verdiğim için anlamaya çalışıyorum. Ve muhtemelen, tıpkı babalarımızı anlamayan dedelerimiz, bizi anlamayan babalarımız gibi, biz de çocuklarımızı ve onların kurduğu dünyayı anlamayacağız. Onların da ipinde değil zaten.
Şahsi olarak şu kadarını söyleyeyim ki...

Avrupalılar ve Avrupa kültürüne özenerek büyümüş çevre ülkelerin aydınları, 2.Dünya Savaşı’ndan sonra dünyayıişgal eden Amerikan kültürünü, Amerikan değer hükümlerini ve yaşam tarzınıanlamakta zorlanmış, ‘materyalist-sonradan görme-görgüsüz-kro’ bulmuş ve küçümsemişlerdi. Çok da haksız değillerdi.
Bugün dünya ekonomisine hâkim olmaya ve dolayısıyla (ve mesela Gangnam Style’ı 5 ayda 1 milyar insana ulaştıran teknoloji ve iletişim devriminin de katkısıyla) dünya kültürüne, yaşam tarzına damgasını vurmaya başlayan Çin, G.Kore vb ülkelerin Gangnam Style’ın da hicvettiği değer hükümleri, kültürleri, yaşam tarzları, zevkleri... belli ki çok tartışılacak ve eleştirilecek ve küçümsenecek.

Ve gene ihtimaldir ki, tarihin kuralı gereği, gelen (Çinli) gideni (Amerikalı) aratacak!


(1) Hâlâ bilmiyorsanız, Gangnam, Güney Kore’nin başkenti Seul’ün modern ve zengin bölgesi. Video, bu semtte yaşayan ‘zengin çocukları’nın bir parodisi. Güya...
(2) Le Monde, 22.12.2012


Hürriyet-İK, 06.01.2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder